ruhsal büyüme 1-büyük tabloyu görmek - Kuantum Düşünce Tekniği
17483
post-template-default,single,single-post,postid-17483,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-11.0,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1.1,vc_responsive
 

ruhsal büyüme 1-büyük tabloyu görmek

ruhsal büyüme 1-büyük tabloyu görmek

“Şimdiye dek keşfetmiş olmalısınız ki öğrenmiş olduğunuz, görünüşte önemsiz şeyler, edindiğiniz deneyimler, hepsi, daha önceden tahmin edemeyeceğimiz bir biçimde birbirine uymaktadır. Ancak daha sonraları, daha büyük tabloyu gördüğünüz zaman, bazı şeylerin önemini fark etmişsinizdir.”

“Dünya; katı, kimilerince ‘yoğun’ olarak nitelendirilir. Bu madde yoğunluğu, bir bilinmezlik perdesi yaratır. Ve insanlar, bir kez bu dünyaya doğduklarında, en çok tekamül etmiş olanlar bile kim oldukları hakkındaki anılarını unuturlar.”

Bu durumda insanlar, Tanrısal plan içinde, insanlığın ortak yürüyüşü içinde, kendi özel görevleri konusunda açık bir görüşe sahip olamazlar. Sanki etrafları sislerle sarılmıştır. Sanki yaşananların ve olanların hiçbir anlamı yoktur. İşte bu durumda, içimizden gelen sinyallere kendimizi ayarlamamız gerekir. Bu konuda, “Ruhsal Büyüme” kitabını yazdıran Orin isimli varlık şunları söylüyor:

“Yüksek Benliğinizle bağlantınız güçlendikçe, Tanrı’nın perspektifinin farkına daha çok varacaksınız. Başka gezegenlerde hayat; kendi geçmiş hayatlarınız ve realitenin, zamanın ve uzayın doğası hakkında merak duyabilir ve iç görüler edinebilirsiniz. İnsanlar ve olaylar hakkında daha büyük bir anlayış kazanacaksınız. Yavaş yavaş hayatın anlamını, evrenin amacını, ne’yin ardındakiniçin’i keşfedeceksiniz. Perdeler açıldıkça kendi hayatınız ve evren hakkında daha geniş bir görüş kazanacaksınız. Daha büyük tabloyu görmeniz, size evrenin mükemmel olduğunu gösterecek.”

“İlhamlar; düşünme, meditasyon, yürüyüş anlarında, hatta yıkanırken gelebilirler. İlhamlar, basit ya da karmaşık olabilirler. Onlar, beraberlerinde özel bir duygu da taşırlar; kimilerimizde ürpermeler, sızlamalar, karıncalanmalar veya diğer fiziksel duyumlar olur. Bir ilham ilk geldiğinde, tam şekillenmiş olmayabilir. Yeni fikirleri bir mantık çerçevesine oturtmaya ya da ilk girişimde, onları mükemmel bir şekle sokmaya çalışmadan, bırakın akıp gelsinler. İç görüler ve vahiyler size ilk geldiklerinde, bir serbestleşme, bir heyecan ve sevinç duygusu getirirler. Fakat sadece vahiy almak yetmez. Aldığınız yaratıcı fikirleri uyguladıkça, onlar sizi, yeni kişisel gelişim ve ifade düzeylerine taşıyacaklardır. Onay almak için başkalarına bakmayın. İşleri, sizce en iyi olan şekilde yapın, başkalarının size söylediği şekilde değil.

 

R.Şanal