sosyal fobi - 2 - Kuantum Düşünce Tekniği
17495
post-template-default,single,single-post,postid-17495,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,footer_responsive_adv,qode-child-theme-ver-1.0.0,qode-theme-ver-11.0,qode-theme-bridge,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1.1,vc_responsive
 

sosyal fobi – 2

sosyal fobi – 2

Fobilerden bir fobidir. İnsanlardan korkma, çekinme anlamına gelir.

Zaten fobi, nedeni bilinmeyen bir korkudur ya! Korkunun bin bir çeşidi var. Bu da onlardan biridir.

Korkuların alayı, ölüm korkusunun türevleridir. Örneğin, başarısızlık korkusu; örneğin, hastalık; örneğin, yükseklik ve diğerleri… Hepsini toplasan ölüm korkusuna çıkar. Peki, ölüm korkusu nereye çıkar usta?

Kendini sadece beden zannedersen, o zaman korkunun yakana yapışması kaçınılmaz olur.
Kollar ve bacaklardan, ciğerden, dalaktan, kaştan, gözden oluştuğumuzu zannedersen, korku kaçınılmaz olur.
Buna bağlı olarak (Yani bedene bağlı olarak) çirkin gözükmek, yaşlanmak olur tabii.
Bir de toplum içindeki pozisyonunu kaybetmek, olay edilmek, işsiz kalmak gibi korkular var mesela!

Diyeceksin ki:
“Bunların bedenle ne ilgisi var?”

Böyle dersen; kendini beden zannetme hastalığından türeyen, kendini ego zannetme sorunu ortaya çıkar. İnsanların seni (Hangi sen?) eleştireceğini, seni (Hangi seni?) beğenmeyeceğini, seni (Hangi seni?) suçlayacağını zannedersin. Bu zan, bir beklenti doğurur; o zaman sosyal fobi kaçınılmaz olur.

Bir de bunun tersi de doğrudur; yani sen, aslında insanları beğenmiyor ve eleştiriyorsan, bunu onlara yansıtabilirsin pekala. O zaman zannedersin ki onlar seni, için için eleştiriyor.

Bir topluluğa girince kafan yerden kalkmaz, kalbin küt küt atar, yüzün kızarır, ter basar, konuşurken kekeler, saçmalarsın. Bazen de suçlu olduğuna inanırsın. Ama ne suçlar? Bir gün komşunun bahçesinden yumurta çalmışsındır. Küçük komşu kızını tenhada sıkıştırmışsındır. Cinsel organınla (yine küçükken) oynayıp bir de üstüne zevk falan almışsındır.

Bilinçaltında, sana parmağını sallayıp, kaşlarını çatıp, “Hımm!” diyen biri durup durur.

Bir başka sosyal fobi nedeni ise çevrenizdeki insanlardan daha farklı olduğunuzu fark ettiğinizde oluşur.

Anne babanızdan, ailedeki bireylerden daha akıllı olduğunuzu ilk fark ettiğinizde yakanıza yapışır. Onların yüzüne bakamazsınız. Sanki zekanızdan ötürü sizi yargılıyorlar gibi gelir. Sanki onlara rakip olduğunuz, bazı şeyleri onlardan daha iyi anladığınız için…

Bir diğer sosyal fobi nedeni ise ailenizden birinin, yüz kızartıcı bir suç işlediği ya da öyle zannettiğiniz durumlarda oluşur. Ya teyzeniz küçük yaşta pek de uygun olmayan bir adama kaçmıştır ya da amcanız zimmetine para geçirmiştir.

Ya da siz öyle zannedersiniz. Mesela, babanızı ya da annenizi küçümsersiniz. Onları cahil, aptal ya da görgüsüz bulursunuz. Bu da sizi utandırır. Yüzünüzü yere eğer, insanlardan kaçarsınız.

Al sana sosyal fobi!
Kendinizi düşük bir sosyal sınıfın üyesi olarak görüyorsanız, kendince yüksek sosyal seviyeli bir gurubun içinde ezik-büzük dolanıp durursunuz.

Al sana sosyal fobi!
Bütün iş, kendini nasıl algıladığınla alakalı aslında, benliğine verdiğin anlamla alakalı… Benliğine çeşitli anlamlar yüklüyorsun. Ya da geçmiş yaşamlarında birilerine zarar verdiysen, köyleri yakıp, insanların ırzına geçtiysen mesela, öyle yere bakar durursun.

Al sana sosyal fobi!
İçinde, o yılların kayıtlarıyla dolaşırsın. Nereye gidersen seni takip eder. Ben, bunlardan hangisi sebebiyle böyleyim ki diye düşünüyorsan, eee onu da anlamak senin işin!
Haydi kolay gelsin.

 

R.Şanal